Damla Fotoğrafı Ekipmanları

Damla ile farklı formlar oluşturmak aslında soyut bir sanat olarak da algılanabilir. Çünkü su bu teknikle kendi sahip olduğu form ve şekil dışında gözün hiç bir şekilde  göremeyeceği soyut şekiller alır ve bu nedenle de ilgi çeker. Her bir damlada başka benzersiz formlar oluşur.Peki bu formların oluşmasını kontrol ederken hangi ekipmanları kullanırız. Aslında bu komplike bir sistemdir. Damlanın hangi yükseklikten düşeceğini ayarlamak  ve damlanın oluştuğu valfleri konumlandırmak için ağaçtan metalden, pileksiden iskeletler oluşturulur. Bu iskelet üzerinde ayrıca valflere sıvı ileten sıvı depolarını da taşır. Ancak bu komplike sistemin esas iki unsuru valfler ve bu valfleri fotoğraf makinasını dolayısıyla flaşları eş güdümle çalıştıran tetikleyici dediğimiz tetikleyicilerdir.
Tetikleyici üzerinde bir yazılım programı oluşturulan mikro kontrolördür. Üzerinde valflere, kamereya, flaşhlara giden kontrol çıkışları vardır. Bu çıkışlar bugün 6 valfi kontrol edebilecek şekilde inşa edilmektedir.
Aslında valfler sadece damla üretmek ve kontrol etmek maksadıyla kullanılmamaktadır. Oluşan damlaya yanlardan basınçlı su ve hava püskürterek farklı formlar oluşturmak içinde kullanılmaktadır. Tetikleyicilerde valfteki damla sayısını, damlanın boyutunu, damlalar arasındaki sürenin ne kadar olacağını ayarlayabiliriz. Her valf bağımsız çalışabildiği gibi 2-3 valf birliktede çalışabilir. Tetikleyicilerde ayrıca kameranın hangi zamanda yani ne kadar gecikmeyle çalıştırılacağı da ayarlanır. Tetikleyicler  mikro ve mili saniye aralıklarla ayar yapabilmektedir.
Valfler hidrolik sistemleri kontrol edilen doğru akımla çalışan ekipmanlardır. İçlerinde elektrik verildiğinde manyetik alan oluşturan bobin ve içindeki piston diyebileceğimiz hareket eden bir parçadan oluşur.

Selenoid Valf

Selenoid Valf ve Damla Uçları

Tetikleyici

El Yapımı Tetikleyici

 

TwitterGoogle GmailFacebookStumbleUponPaylaş/Yayınla

Farklı Bir Damla Tekniği

Klasik damla fotoğrafı bilindiği gibi bir sıvı kabına yüksekten bir su damlası ile elde edilen metotla oluşturulmaktadır. Bu klasik yöntem daha sonra geliştirilmiş ve iki damlalı üç damlalı sistemlerle çok farklı formlarda damla fotoğrafları çekilmiştir.Ancak bu konuda bir çok damla fotoğrafçısı yeni yöntemler geliştirmektedir. Yeni geliştirilen bir yöntem ise alttan basınçlı bir sıvıyı püskürtüp su jeti oluşturmak ve üstten diğer damlaları bu jeti ile çarpıştırarak formlar oluşturmaya dayanmaktadır.
Bu sistem için yine selenoid walfler kullanılmaktadır. Burada gerekli olan bir başka avadanlık ise bahçe çiçeklerini ilaçlamada kullanılan sprey makinasıdır.Bu makina ile şıkıştırılan su selenoid valfle kontrol edilerek su jeti oluşturulmaktadır.
Ancak tetikleyici senkronizasyonu yine gereklidir. Seleonid ile tam zamanında bırakılan basınçlı sıvı alttan düzgün bir şekilde yükselmekte bu esnada yukarıdaki valfte tam zamanında bu yükselen sıvı jetinin üzerine damla bırakmaktadır. Bu tur sıvı jeti bir sıvı içinden düz bir satıh altından veya direk püskürtülebilmektedir.
Bu jeti üzerine üstteki valf 2 veya 3 damlaya ayarlanarak çok farklı formlar elde edilmektedir.
Sistemin komple haliSu Jeti OluşmasıDüzenlenmiş fotoğraf

 

 

 

İzlenimci Bir Resim Gibi Fotoğraf Çekmek.

_UZP9312Monet, Manet gibi ünlü ressamlar doğadaki ışıkla ilgilenmişler ve ışığın renklerini takip ederek resimlerini o ana göre oluşturmuşlardır. Bu akıma izlenimcilik (empresyonizm) denilmektedir. Fotoğrafçılıkta bu tür bir izlenim veren fotoğraf çekmek mümkündür. Bunun iki tekniği vardır.
Birincisi fotoğraf çekimi esnasında makinayı yatay veya dikey konumda hareket ettirmek. Ancak bu oldukça yüksek tecrübe isteyen bir metotdur.
İkincisi daha kolaydır. Lensin önüne şeffaf krem sürmek. Burada duralım elbette bu işlemi direkt lens üzerine değil lensimizin önüne taktığımız UV filtrelere veya bir cam üzerine uyguluyoruz. Yoksa lensimiz zarar görebilir ve temizlenmediği sürece normal fotoğraf çekemeyiz.
Sıralı ağaçlar, direkler, sıralı yüksek yapılar binalar bu teknikte iyi sonuç verir. Yukarıdaki fotoğrafım Gülhane parkında Sultanahmet girişindeki ağaçlar dikkate alınarak çekildi.
İşlem basit lensin önündeki UV filtreye yatay şekilde vaselin şeffaf kremini sürüyoruz. Fotoğrafı kompoze eder iken aynı zamanda bu kremi elimizle düzelterek düzgün formlar elde etmeye çalışalım. Fotoğrafın daha etkili olması için filtre üzerinde çok küçük bir alan bırakılarak o alan net olarak fotoğraflanabilir.
Elbette çok sayıda deney yapmak ve iyi ışık ve mekan çok önemlidir.

Nikon d300s ile çok pozlu (multiple exposure) fotoğraf çekimi

çoklu pozBu tür çekimler için Nikon d300 s fotoğraf makinesinde yararlı bir seçenek var. Ana menüden shooting menüye gidiyoruz bu kısımda multiple exposure seçeneğini gelip ok diyoruz.Bu seçenek altında number of shoot (çekim sayısı) buradan çekim sayısını ayarlıyoruz. Diğer seçenek “auto gain” olarak görülür onuda “on” yaparak en üstteki “done seçeneğini ok diyoruz. Makina çoklu poza hazır hale geliyor.
Bu tür çekimlerde en önemli diğer nokta kadrajın ve konunun önceden planlamasıdır.çünkü bu seçeneği kullanırken hızlı hareket edilmelidir. makina bir süre sonra bu seçeneği sıfırlamaktadır. Tüm çekim 20-30 saniyede bitirilmelidir
Ben bu yazımdaki fotoğrafı şöyle planladım.
-ilk çekim poz dolunay
-ikinci çekim poz otoportre
Kullanılan ekipmanlar
-tripod
-2 adet nissin flash
-sigma 18-200 mm lens
Çekim işlemi hazırlıkları
Dolunay için yeni doğum anı ayarlandı parlalık daha az olduğundan detaylar daha iyi alınabiliyor.
lens 200 mm iken gerekli pozlama yapılarak ay kadrajın sağ üstüne alınrak ilk çekim yapıldı.
Fotoğraf makinası timer moduna alınarak daha önce hazırlanan sahneye otoportre için geçildi. bu sahnede lens 18 mm ye alındı.
Flaşların bağımsız çakabilmesi için flaş menüsü önceden commander moduna ayarlandı.
Bu modda nissin flashlar manuel moda alınarak tepe flaşı ile çaktırılabilmektedir.
Flaş ışığı ile doğal ışığın uygun karışması için flaş güçleri 1/2 olarak ayarlandı.
ikinci poz çekildi. makina bu iki pozu işlemcisinde otomatik birleştirdi ve tek poza dönüştürdü.

WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın sonuçları açıklandı

Suda iz bırakan fotoğraflar…
Pompa sistemleri sektörünün lider markası WILO’nun düzenlediği “WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nın sonuçları açıklandı. “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışmada, jürinin 2 bine yakın eser arasından yaptığı değerlendirme sonucunda en iyi fotoğraflar belirlendi.
WILO’nun, hayatın kaynağı olan suya ve dünyada azalan su kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nın sonuçları açıklandı. “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışmaya, fotoğrafçılar büyük ilgi gösterdi.
Yarışmaya 533 fotoğrafçı, 1.954 eserle katıldı. Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Alptekin Baloğlu, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Zaman, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar, İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Öner’den oluşan jüri, birbirinden başarılı eserler arasından titizlikle yaptığı değerlendirme sonucunda dereceye girenleri belirledi.
Jürinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinci olan Gökhan Bilici (Konya) 3.000 TL, ikinci olan Ahmet Fatih Sönmez (Van) 2.000 TL, üçüncü olan İsmet Danyeli (İzmir) ise 1.000 TL para ödülü kazandı. 1.000 TL değerindeki “WILO – Sudaki İzler Özel Ödülü” ise Mehmet Öztürk’e (Aydın) verildi.Yarışmada dereceye giren eserlerin sahiplerine ödülleri, 16 Kasım 2013 Cumartesi günü İFSAK’ın Taksim’de bulunan sergi salonunda yapılacak bir törenle takdim edilecek. Yarışmada başarılı olan diğer eserler, mansiyon ve sergileme ödüllerinin yanı sıra bir TFSF yayını olan “Almanak 2013” kitabında yer almaya hak kazandı. Ödül töreni ile birlikte yarışmanın sergisi de yine Kasım ayında İFSAK sergi salonunda ziyaret edilebilecek.

Sergileme ödülü alan fotoğrafımla

Sergileme ödülü alan fotoğrafımla

DERECEYE GİREN İSİMLER
“WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda ödül, mansiyon ve sergileme alan isimler şöyle sıralandı:
Birincilik Ödülü: Gökhan Bilici (Konya)
İkincilik Ödülü: Ahmet Fatih Sönmez (Van)
Üçüncülük Ödülü: İsmet Danyeli (İzmir)
Wilo-Sudaki İzler Özel Ödülü: Mehmet Öztürk (Aydın)
Mansiyonlar:
Kemal Özkılıç (Giresun)
Murat Aslankara (İstanbul)
Sezgin Güvel (Adana)
Sergilemeler:
Erdal Yavuzak (Yalova)
Sebahattin Özveren (İstanbul) (2 adet)
Galip Çetiner (Bursa)
Ali Haydar Ceylan (İzmit)
Serdar Ağır (İzmir)
Cihan Karaca (Aydın)
Egemen Ön (İstanbul)
Mehmet Ali Kıratlı (Gaziantep)
Şadiye Yaralı (Aydın)
Doğa Tuna Akarsu (İstanbul)
Ahmet Ertem (İstanbul)
Ahmet Turan Kural (İzmit)
Mustafa Yağcı ( İstanbul)
Tufan Kartal (İstanbul)
Seyit Konyalı (Konya)
Zehra Çöplü (İstanbul)
Akın Acar (Antalya)
Gökalp Bilici (Konya)
Eyüp Karakuş (Mersin)

Damla Fotoğraflarında Kullanılan Farklı Teknikler

drop_catcher

Damla fotoğraflarında kullanılan çok farklı teknikler bulunmaktadır. En klasik olanı iki damla ile oluşturulan formlardır. Birinci damla düşer zıplar bu damla bırakıldıktan kısa süre sonra ikinci damla bırakılır işte bu ikinci damla zıplayan ilk damla ile çarpışır ve form oluşturur. Oluşan klasik form mantar olarak nitelenen formdur. Birinci  ve ikinci damlanın boyutu ve düşme aralıkları çok farklı formlara neden olabilir. Güzel bir örnek
Diğer bir farklı teknik 3 farklı valften aralıklarla 3 damla düşürme ile yaratılan formlardır. Burada sıvıya gıda boyası katılarak 3 farklı renkte damla oluşması sağlanabilir.
Daha özgün bir teknikte alt kısımdan basınç ile sıvıyı yükselmek ve onun üzerine damla düşürmektir. Bu teknikte oldukça farklı formlar oluşturur. Bir örnek
Ayrıca çarpışan damlalara hava üfleyerek bükmek veya havalı tüfek tabancası ile mermi göndermek teknikleri de bulunmaktadır.Bir örnek daha
Taç adı verilen diğer bir teknikte sıvıyı sert bir yüzey üzerine düşürmekle yaratılır. Bu teknikte sert yüzey üzerine damlanın düşeceği noktaya farklı renklerde sıvılar konularak farklı formlar elde edilebilir.Bir başka örnek

Damla Fotoğrafı Oluşturmak İçin Düzenek ve Ayarlar

Yüksek flaş hızı tekniği ile damla fotoğrafı çekebilmek için flaş hızının önemini bir önceki yazımızda anlatmıştık. Damla fotoğrafı çekerken  hareketi dondurmak yanında özgün formlar elde edebilmek için damlanın bir düzenekle damlatılması gerekir. Bu nedenle elektromanyetik valflere ihtiyaç duyarız. Bunlar içinde özel yazılım olan trigger sistemleri ile kumanda edilerek istenilen anda ve istenilen büyüklükte damla elde etmek için olmazsa olmaz parçalardır. Valfler kullanılırken tek veya fazla sayıda kullanılabilir. Fazla sayıda valf tekniği ile değişik renklerdeki sıvıları aynı anda istediğimiz aralıklarla damlatabilir ve çok özgün formlar elde edebiliriz. Ancak tek valf kullanarak yazılımla bu valften istediğimiz sayıda ve aralıklarla çoklu damla da damlatabiliriz. Bu kombinasyonları özel yazılım trigger sistemi ile ayarlayabiliriz.

Diğer yandan damla fotoğraflarında uygun ışıklandırmada flaşların konumları çok önemlidir. Küçük bir pozisyon değişikliği çok farklı sonuçlar doğurabilir. Tabii ki en önemli mesele flaş düşük güçte çalıştırıldığı için 3 vaya 4 adet flaşa gereksinim vardır. Tek flaşın ışığı kesinlikle yeterli olmamaktadır. Ancak burada biraz birbiri ile çelişen bir durum gibi görünse de ışıksız ortamda  pozlama süresini uzatarak bir tür iyi pozlama yaratabiliriz. Ben genelde 2 flaşla perde hızını 1/5 saniye objektif açıklığını da f14 olarak ayarlayıp iso 200 de gayet iyi pozlanmış fotoğraflar çekebiliyorum. Diğer önemli bir konuda flaş ışıklarının defüze edilmesi. Direkt flaş ışığı damlarda parlama ve kayıplara yol açmaktadır. Bu nedenle ben flaş önünde ve arka plan olarak yarı geçirgen pleksiglas, ozalit kağıdı veya yağlı pişirme kağıdı kullanıyorum. Özellikle yağlı pişirme kağıdı dokulu olduğundan arka planda özgün etki yaratabilmektedir. Ben uzun damlalar için dar ve konik kaplar kullanıyorum. Düşme yüksekliğini de ayarlanabilir bir düzenekle değiştirebiliyorum. Aşağıda galeride kendimin oluşturduğu düzeneğin fotoğraflarını bilginize sunmaktayım. Tabi ki isteyen bu düzeneği farklı şekillerde oluşturabilir.

Damla Fotoğrafında Düşük Flaş Gücü İle Hareketi Dondurma Tekniği

Damla çalışmalarıma ilk başladığımda kameranın enstantanesini en yükseğe ayarlayarak hareketi  doldurabileceğimi düşünmüş ve bu amaçla Nikon D300s kameramla çalışabilecek radyo sinyalleri ile çalışan flaşları 1/8000 hızda bile çaktırabilecek bir flaş trigger sisteminin yeterli olduğunu sanmıştım. Bunun çok eksik bir teknik olduğunu pratikte öğrenmiş oldum. Çünkü bu hızdaki çekimler denemelerimde bir anlamda makro çekim olan damla fotoğraflarını tam anlamıyla dondurmuyor ve hareket bulanıklıkları oluşuyordu. Sonra araştırdım ve anladım ki buradaki asıl püf noktası flaşların çakma hızı (flash duration). Flaşın çakması ve sönümlenmesi de bir süreçtir dolayısı ile bu süreç ne kadar uzun olursa aynı sabit ışıkta olduğu gibi  hareketli nesneler hareket bulanıklığına yakalanacaktır. Hele 45 cm’lik bir uzaklık ölçüsü içinde çok hızlı hareket eden iki damlayı göz önüne alırsak bu hareket bulanıklığı kaçınılmazdır. Dolayısı ile flaşın parlama ve sönümlenmesi arasındaki süreyi ne kadar düşürebilirsek hareketi o denli netleyebileceğimizi anladım. Peki bu nasıl olacaktı? Flaşlarım nissin d886 mark II nin kılavuz kitapçığını incelerken bunun nasıl olabileceğini gördüm. Kılavuzda flaşlar manuel modda çalışırken güçleri düşürüldüğünde çakma hızları artıyordu. Örnek verirsek benim flaşım tam güçte (1/1) 1/600 gibi bir hızda çakıyor iken, 1/128 güçte bu 1/22000 gibi inanılmaz bir hıza yükseliyordu. Aşağıdaki resimdeki tabloda nissin flaşların hız tablosunu görebilirsiniz.Makro çekimlerde flaşı çok yakına konumlandırabilirsiniz bu nedenle iki-üç flaş ışığı nesneyi bu düşük güçlerde bile çok iyi aydınlatabilir. Nissin flash hız tablosuBu günkü DSLR makinalarda benim gördüğüm en yüksek enstantane hızı 1/8000 dir. Üstelik siz makinayı bu hızda çalıştırsanız bile flaş güçleri tam olduğunda hareket bulanıklığını önleyemezsiniz. Bir önceki yazım bu ilk tekniği anlatmakta ve bu yazı içinde yer alan damla serisi fotolar incelendiğinde bu bulanıklık açıkça görülmektedir. Burada karıştırılmaması gereken bir konuda flaşın ışık gücünü flash TTL modda iken flash üzerinden veya kameranın flash menüsünden düşüren işlemin farklı bir işlem olduğudur. Burada flaşın parlaklık gücü düşürülmektedir ancak hızı değişmemektedir. Flaşın gücü yani sönümlenme süresinin kısaltılması ayrı bir olgudur. Elbette damla çalışmasında hareketlerin milisaniyelerle farklılaştığı ve tam istenilen noktada damlaların çarpışma hareketlerinin dondurulması için bu flaş özelliği çok önemlidir. Örneğin 1. damla için 70 ms, 2. damla için 30 ms, 2. damlanın oluşabilmesi için 90 ms hesapladığımızı düşünelim. Bu damlalar 45-50 cm gibi bir yükseklikten yer çekimi ile doğrusal, yani artan bir hızla düşmektedir. Bunu da hesaplayabiliriz. Ancak hesaplamamız gereken bir başka girdi var. Kameranın deklanşörüne basılması ile aynanın kalkması perdenin açılması ışığın kameranın    gözü olan sensör diyotlarına ulaşması, bu ışık verisinin digital veriye çevrilerek işlenmesi ve kaydedilmesi bir süre anlamındadır. Ben D300s de araştırdığımda (shutter lag) olarak belitilen bu süreyi 46 ms olarak belirledim. Bunu da hesaba katmalıyız. Yani iki damla 250-300 ms lik bir süre içinde öyle bir yerde çarpışmalı ve o anda flaşlar çakmalı ve kamera deklanşöre basmalı ki biz çok özgün damla formları elde edebilelim. İşte bütün bunları organize edebilmek ancak elektronik devrelerle olabilmektedir. Bu devreler olmadan mauel çekimle özgün damla fotoğrafı yakalayamayız. Benim bilgisayar uzmanı arkadaşım Özhan Duran ile oluşturduğumuz bu devre ve damla ayarlarını aşağıdaki yazıdaki fotoğrafın Flickr deki linkinden açıklamaları ile izleyebilirsiniz.

http://www.flickr.com/photos/11033950@N08/6904816395/in/photostream

Bu yeni teknikle çektiğim fotoğrafları da aşağıdaki galeriden izleyebilirsiniz.

 

Damla Çalışmaları (Water Drops Work)

 

Yüksek hızda fotoğraf çekimi özel bazı gereçler isteyen zahmetli bir çalışmadır. Öncelikle 1/8000 gibi hızlarda hareketi dondurmak gerekir. Ancak damla çalışmalarında birde zamanlama sorunu ortaya çıkar. Örneğin peş peşe bırakılan iki damladan ilk bırakılan suya düşüp sıçradığı anda sonraki damla ile havada çarpıştırması gerekir. Bu sanıldığı gibi kolay değildir. Milisaniyeler ile ayarlanabilecek özel bir çarpışmadır. Bu arada yakın çekim yapıldığı için birde iyi ışık gerekir bu da flaş kullanmak anlamına gelir. İşte burada da bir başak sorun çıkar çünkü fotoğraf makineleri flaşla senkronize olarak en fazla 1/250 çekim hızına ulaşır. Burada devreye flaş tetikleyici radyo alıcılı triggerler girer. Bunlar flaş makine ayarı TTL modunda iken flaşları 1/8000 çekim hızında bile senkronize patlatabilir. Buraya kadar mı derseniz hayır. Şimdi birde birinci ve ikinci damlanın düşmesi birincisinin sıçraması ikincisinin ona çarpmasının anını bulmak fotoğraf makinesini ve flaşları işte o anda çalıştırmak/patlatmak gerekir. İşte buradaki çözümde trigger dediğimiz damlanın ne kadar büyüklükte olacağını, ikinci damlanın ne kadar sonra bırakılacağını, yüksekliğe bağlı olarak fotoğraf makinesinin çekim için ne kadar geciktirileceğini belirleyen ve içinde yazılım bulanan  elektronik devreye ihtiyaç vardır. Bütün bunları kurmak yetmez. Damla için uygun bir valf gerekir. Bunlar selenoidli ve elektriklidir.Damlanın miktarı ve ikinci damlanın bırakılma süresi bunun üzerinden ayarlanır. Ayrıca iyi bir sıvı kabı, su haznesi gıda boyası ve flashların ışığını ayarlamak için pleksiglass parçalara gerek vardır. Bütün bunları yukarıda verdiğim resimde görüldüğü gibi  kurup onlarca test çekimi sonrası aşağıda galeride sunduğum fotoğrafları elde edebilirsiniz.